ABD Ekonomisi Beklenenin Üzerinde Büyüyor

abd ekomisi
Bu toprakların kralı sizi bertaraf etmem karşılığında bana altın vaat etti. Gidin ya da ölün. İki türlü de altınımı alırım. Parçalayın şunu. Bir vuruşta beş adamı indirdi. Halen Zeus’un oğlunu yok edebileceğini mi sanıyorsun? Kellesini getirin bana! Daha çok ikna olmaları gerekiyor demek ki Autolycus. O yüzden geldik ya zaten. Atalanta. Amphiaraus. Zeus sizi bağışlasın. Tydeus? Geber İyi adam. Çabuk! Çabuk! Amca! Amca! Çabuk! Çabuk! Çabuk! Bir daha Amca Nihayetinde kızlar senin nezaketinden korunacaklar. Diğerleriniz gidebilir. Ama sen değil. Çok eğlenceliydi. Kelle başına korsandan kellesiz biri için bir düşersek. Bakalım. Hasılat fena değil yani. Korsanların nasıl kaçtığını gördün mü? Hikâyem kararlarını yumuşattı. Kararlarından saçmalamış olmalılar Iolaus. efsanesini anlatırken onu daha büyük daha, korkunç betimle. 'ün, Zeus'un oğlu olduğuna ne kadar inanırlarsa savaşmaya daha az niyet ederler. Evet. Amphiaraus? Yeryüzünde bize katılır mısın? Bir aslan ve karga ölüler denizinde savaşırken tuhaf bir ekip olur. O bitkileri kullanacaksan en azından bizimle de paylaş Amphiaraus. Ne? Çekme! Çekme! Çekme! Çekme! Çekme! Mücadele et! Alıştırmalara devam edin çocuklar! Sırada kim var? Sen? Sen? Çok güzel bir görüntü. Bir gün daha ödeme alıyoruz Autolycus, ihtiyacımız olan kadar. Sonra da hizmet ettiğimiz krallar gibi yaşayacağız. Veya daha basit yaşarız. Halen barbarlar diyarını mı düşlüyorsun? Ege'nin ötesinde. Karadeniz kıyılarında. Kalan günlerimi sessiz bir şekilde yaşayacağım yer orası işte. Bence sıkıcı olur. Belki de öyledir Autolycus. Ama olabildiğince uzağa gitmezsem asla huzur bulamayacağım. Ya Tydeus? Onun öfkesini kontrol etmezsen kim bilir nasıl birine dönüşür? Tydeus da benimle geliyor. Medeniyet bizim için fazla medenice. Amca! Bize katıl. Kızlar seni karşılamak için can atıyor. Gördün mü? 'ü tanıyorum demiştim size. Hizmetkârı mısın? Yeğniyim. Sen gerçek misin? Size 'ün Mücadele'de Nemea Aslanı, Hesperidler'in Elma'sı hikâyelerini, Hippolyta'nın Korse'si için güçlü ve çıplak Amazonlarla savaşını hatta kışkırtıcı bağlarını anlatırım. Onu ölümsüzleştiriyorum Biz savaşırken kendisi konuşur. 'le aynı kandan geliyor olmana hayret ediyorum. Size iyi eğlenceler. Hanımlar. 'den ne istiyorsun? Sözlerim ona, sana değil. Atalanta, sorun yok. Kesinlikle bulunması zor bir adamsın. Belki de kimse beni bulsun istemiyorum. Ben kimse değilim. Benim adım Ergenia, Lord Cotys'in kızıyım. Babanız böylesine güzel varisi olduğu için çok şanslıymış. Babam çok şansızdır. Bir diktatörle savaşıyor, Rhesus. Topraklarımız iç savaş yüzünden ayrılıyor. Her gün köyler yok ediliyor, ekinler heba oluyor, masumlar katlediliyorlar. Hepimizin sorunları var. Belki de kendi sorunlarımızı sizin de sorunlarınız olduğuna iknâ edebilirim. Ne yazık ki Leydim, Dionysus'un Ziyafeti boyunca burada. Ancak, önce bize yeterli miktarda avans verirseniz iknâ olabiliriz. Kahramanların zafer için savaştığını sanırdım. Ama paralı askerler altın için savaşır. Lord Cotys zengin bir adam. Şimdiden sevdim onu. Ona yardım etmeyi kabul ederseniz size ağırlığınızca altın öder. Daha çok ye. "Bir aslan ve karga tuhaf bir ekip olur." Söylemiştim. Nereye gidiyoruz? TRAKYA, DOĞU YUNANİSTAN Güvende olduğunuza sevindim Leydim. Savaştaki kurbanlar her gün artıyor. Durumdan endişe ediyoruz Leydim. Teşekkürler General Sitacles. Çok iyi korunuyordum. Yüce . Onur duydum. Ama umduğum kadar büyük bir onur değil. General, babama 'ün buraya geldiğini söyleyin. Amca? Hera. Etkileyici. Öyle olmalı zaten. Bu tapınağı inşa etmek için beş yılda bin adam çalıştı. Hera Trakya'nın koruyucu tanrıçasıdır. Hera'nın 'ü yok etmeye çalıştığı efsaneyi herkes bilir. Beki de doğru bir amaç nihayetinde ikinizi uzlaştırabilir. Anne! Arius. 'sün sen! Ta kendisi. Benim adım Arius. Mücadeleni ezbere biliyorum. Tek darbeyle Dev Geryon'u öldürmüşsün. Augean ahırlarını bir gecede temizlemişsin. yol yorgunudur şimdi. Hide mücadelesi, Mares mücadelesi. Yeter artık Arius. Gidiyoruz. Ondan uzak dur. Şiddet eğilimli biri şiddeti çeker. Ama o . Sıradan bir ölümlü değil. O en büyüğü! Lord Cotys şimdi sizi görecek. Daha önce hiç kraliyet ailesiyle tanıştın mı ? Bir iki defa. YIL ÖNCE KRAL EURYSTHEUS SARAYI, ATİNA Baba! Megara. Evine hoş geldin aşkım. Buraya her gelişimde acaba Cennet nasıldır diye düşünüyorum. Bizim gibi adamlar yeryüzünde kendi cennetlerimizi kurmalıyız. Bak. Muhteşem görünüyor değil mi? Bizi merakta bırakma. Hidra canavarından güvende miyiz? Hidra'nın kafası, Yüce Majesteleri. Hainlerin maskesi. Adamların canavar olduklarını düşünmelerine şaşmamalı. Hâkimiyetinle çok İyi hizmet ettin. Gel. İnsanlara kahramanlarını gösterelim. Kral Eurystheus'u selamlayın! Ve Atina'nın kudretli koruyucusu Böylesine bir hayranlıkla karşılanan bir adam kendisini tanrı zannetmekle cezbedilebilir. Ben sadece bir koca ve bir baba olmak istiyorum. Lord Cotys bekliyor. . Hoş geldin. Böylesine bir efsaneyi ağırlamaktan onur duyarım. Lord Cotys. Ama efsanelerde yalnız savaşıyordun. Yoldaşlarım olmadan şöhretim olmazdı. Sparta'dan Autolycus. Thebes'den Tydeus. Scythia'dan Atalanta. Atina'dan Iolaus. Ve Argos'tan Amphiaraus. Amphiaraus mu? Argos'un meşhur kâhini. Kendi ölümünü gördüğün söyleniyor. O yüzden her savaşta ölüm vaktinin gelmediğini bilerek savaşıyormuşsun. Gelecek hakkında başka ne söyleyebilirsin? Geleceği ancak tanrılar görebilir. Ne yazık. Savaşın sonucunu bilmek muhteşem bir armağan olurdu. Tanrılar bazen sinir bozucu olabiliyor Lord Cotys. Saygısızlık etmek istemem ama bu savaşın bir kadına göre olduğunu sanmıyorum. Kendisi bir Amazon savaşçısı olsa bile. Yanıldığımı kabul ettim bile. Yesteryear Kralı bu kaleyi inşa ettirdiğinde Trakya'nın en yüksek yerleşkesi olmasını istemiş. Ama şimdi Trakya bölündü. Bu savaş ordularımızı tüketti. Askerlerimizin yerine çiftçiler ve tüccarlardan başka koyacak adam kalmadı. Rhesus'a karşı direnişte birlik olmalıyız. Sıradan bir ölümlünün onu öldüremeyeceği söyleniyor. Sadece bir tanrı. Rhesus bir büyücü. Sözleri adamların kafasını karıştırıp bilinçsiz davranmalarına sebep oluyor. Canavarlardan oluşan bir orduyu komuta ediyor; yarı at, yarı insan. Sentorlar mı? Onlardan gördün mü? Etrafta görünüyorlar. Gel . Rhesus'un getirdiği sefaleti göstereyim sana. Her hafta daha fazla mülteci benim korumam altına girmek istiyor. Çoğunun üstübaşı kan içinde Rhesus'un adamları tarafından sakat bırakılmış ya da yakılmışlar. Bir daha hiçbir şey yolunda gitmeyecek diye korkuyordum, ta ki sen gelene kadar. Ben sadece altın için savaşan bir paralı askerim. Kendimizi nasıl gördüğümüzün önemi fazla değildir. Ama diğerlerinin nasıl algıladığı önemlidir. Beğen ya da beğenme senin adın bir toplanma çağrısıdır. Efsanelerde inanılacak çok fazla gerçeklik gördüm ve bir tek ben değilim. Artık kimsenin inancı kalmadı. İnsanların bir kahramana ihtiyacı var. Saygı duyacakları birini istiyorlar. Oğlum sana inanıyor. Bize huzuru getir ve Ben de sana inanayım. Bunların iyi insanlar olduğuna ikna oldum. Anlıyorum. Kim daha çok ikna edici, Cotys mi yoksa kızı mı? Dünyadaki tüm altınla bile bir çift göğüs kadar ikna edici olamaz. Belki öyle ama altın asla yaşlanmaz.

Zayıflatılan Eurodan Kaçış

eurodan
Benim adım Alex. Meksika’ya ilk gelişin mi? Mexico City’ye, evet. Daulton sana çevrenin önemli turistik yerlerini mi gösteriyordu? Evet. Senin iyi bir tur rehberi olduğunu biliyordum, Daulton. Bunu hep biliyordum. Biliyor musun, beklediğim gibi değilsin. Sen de zenci değilsin. Anlamadım? Bu uzun bir hikaye. Nereye gidiyoruz? Yemeğe. Frekansları soracaklar. Anlattıklarımız birbirine uyumlu olmalı. Önümüzdeki ay alacaklarını söyledim. Operasyon iyi gidiyor. Ama maalesef ciddi bir sorun var. Ne olduğu hakkında bir fikrin var mı? Frekanslar. Kesinlikle. Ve bu her şeye değer. Biliyorsun buna sahip olmak zorundayız. Bu tam da sizin düşündüğünüz gibi doğru değil. Gerçek şu ki onları ele geçiremem. Giriş iznim yok. Neden söz ediyor anlamıyorum. Onları alabileceğini garanti etmişti. Hayır, etmedim. Evet, ettin! Hatta onlar RTX’de bile saklanmıyorlar. Günlük liste sadece Western Union ve NSA’da var. Asla onları bulabileceğimi söylemedim ve bulamam da. Sanırım bu insanları tanıyorsun. Çoğunu. Güzel. Senden istediğim, her biri hakkında küçük bir şey yazman. Başlangıç olarak yaptıkları işler. Nereye gidiyorsun? Sana bir şey söyleyebilir miyim? Otur ve çeneni kapa. Her birinin fiziksel özelliklerini de. Ağırlık, kilo falan. Biliyorsan ev adreslerini de. Ve belki aileleri hakkındaki ayrıntılar. Ne içerler, dinleri nedir. Cinsel tercihleri ve benzeri şeyler. Bu insanların hiçbiri benim yaptığım yardımı yapmaz. Sen beni öldürmelerini mi istiyorsun? Olmayan şeyler için söz vermeseydin. Yalan söyleyebilirdin. Artık bizimle bir işleri kalmadı. İstedikleri şeyleri verecektin. Bunun aracılığıyla bizi izliyorlar. Burası kayıt cihazlarıyla dolu. Her tarafta var. Bu hokuspokus saçmalıklarından bıktım artık. bin dolar, hemen şimdi. Yoksa gidiyoruz. Boş. Tıpkı diğerleri gibi. Sahi mi? Nereden biliyorsun? Bu sıradan memurla konuşmaktan sıkıldım artık. Bana bir uzman gönderin. Bana bilen biri lazım. Bütün sözlerini al ve geri dön. Geri mi döneyim? İstenen belgeler nerede? Eroin nerede? Frekanslar nerede? Frekansların canı cehenneme! Otur ve çeneni kapa. Sen otur ve çeneni kapa! Karpov! Büyük Karpov’u çağır. Bir şeyi kendin başaramadığın zaman hep Karpov’u çağır. Bu lanet yerde banyo nerede? Çok merak ettiğim bir şeyi sormak istiyorum. Sen ve Daulton nasıl beraber Yani nereden tanıyorsun onu? Çocukken kilisede arkadaştık. Daulton henüz bilmiyor ama ben RTX’den ayrılıyorum. Şimdiden haber verdim. Bunu sana özel olarak söylemem gerektiğini düşündüm. Bunun için de buraya geldim. Ne yapacaksın? Okula döneceğim. Daulton oldukça rahatsız. Onu eve götürsem iyi olacak. Hayır, hayır, hemen gitme. Eminim atlatır. Her zamanki gibi. Otur, lütfen. RTX’i bırakıp üniversiteye dönmek güzel bir fikir. Eğitiminin ağırlığını Rusya’ya vermeyi düşünmelisin. Rus tarihi, dili, siyasal ilişkileri ve sonra ciddi olarak devlet işine ya da CIA’e girmeyi düşün. Kesinlikle olmaz. Biliyor musun, Christopher biz farklı değiliz, sen ve ben. Benim de bu konuda şüphelerim var. Bunun kişisel yansımasını biliyorum. Senin ne hissettiğini iyi biliyorum. Sen neden bahsediyorsun? Ben senin gibi bu işte meslek sahibi değilim. Bu benim için bir kariyer değil. Mecburen böyle oldu. Ben bu kadar ileri gitmeyi hiç düşünmemiştim bile. Ben senin gibi değilim. Ve benim ne hissettiğim hakkında hiçbir fikrin yok. Sen CIA’de bir köstebek istiyorsun. Başkasını bul. Benim bunlardan uzak bir yaşantım var, sende olmayan bir yaşantı. Biliyor musun, seninle buluşabilmek için uzunca bir süre bekledik. Sana kimsenin vermeyeceği değeri verdik. Bize borçlusun. Borçlu muyum? Borçlu muyum? Christopher, bir şeyi unutma. Bir şekilde bize gelen sendin. Biz sana gelmedik. Ve nasıl algılarsan algıla sen de profesyonelsin. Parayı kabul ettiğin anda profesyonel oldun. Bu akşam burayı benden bağımsız terk edip gidemezsin. Gerçekten yapabileceğini düşündün mü? Bu iş bitmedi, Christopher. Daha yeni başlıyor. Sınırı milyonlarca defa geçtim. Ben yakalanmam. Azılı bir suçluyu yakalarlar. Bana dokunmazlar. Bana verdiğin her şey çok iyi görünüyor ama hiç de öyle değil. İçi boş. Hepsi çöp. Ben aptal değilim, Chris. Kitaplar okudum. Neden bahsediyorsun sen? Bunun adı yanlış bilgilendirme. Karşı ispiyonaj. Ne? Teşkilata geri alındın. Sen onlardansın. CIA, Oswald’ın bir fotoğrafını bulmuş. Benim de fotoğrafımı bulmuşlar. Hepsi planın bir parçası. Anlıyorum, tamam! Tamam! Peki sırada ne var? Beni kurtların önüne mi atacaksın? Uyuşturucunun sana yaptığına bir baksana. Beni ayakta tutan tek şey bu. Bu seni öldürüyor. Artık arkadaşlarım kim bilmiyorum. Kime güvenebileceğimi bilmiyorum. Kime güvenebileceğimi bilmiyorum. Beni kurtların önüne atma. Dinle. Bütün ümitlerini geride bırakacaksın. Şimdi uçağa binip buradan gideceğiz. Eve gidiyoruz. Hah? Hadi, hadi. Ben iyiyim. Ben iyiyim. Chris? Chris! Neler oluyor? Sanırım her şeyi topladım. Sen de bir baksan iyi olur. Ne yapıyorsun sen? Artık seni sevmiyorum. Eşyalarını bu akşam götürmeni istiyorum. Chris. ÇOK GİZLİ PİRAMİT PROJESİ GÖNDEREN: RTX BİLGİ TÜRÜ: GİZLİ BÜTÜN ÜLKEYE SAYONARA. BOYCE. Eğlenceliydi. Tam zamanında. Bana söz ver, mezun olduktan sonra gelip beni göreceksin. İlk teklifi sana ben yapmak istiyorum. Gücenme ama Larry, maaşlar pek iyi değil. Gel ve bizi gör. Biz seninle ilgileniriz. Teşkilatın senin gibi bir elemanı kaçırma lüksü yok. Chris. Kımıldama. Tam zamanında. Son defa sıkıştım, Alex. Bundan böyle benim dediğim olacak. Bu da ne? Ne oluyor? Demek bu oyunu oynamak istiyorsunuz? Hah? Alex, adamlarına beni bırakmalarını söyle! Kapa çeneni. Söyle ona kolumu bıraksın! Lanet olsun! Boş. Artık buna ihtiyacım yok. Para kazanmanın daha kolay yolları var. Son bir iş daha yapmak istiyorum. Ne sanıyorsun? Bir kere daha bu işi yapacağımı mı sanıyorsun? Bir daha oraya gitmeyeceğim. Sana git demedim. Kendim gideceğim. Ne? Her zaman senden kurtulup benimle iş yapmak istediler. Sana ihtiyaçları kalmadı, akılları bende. Beni istiyorlar. Gerekeni yapacağım. Artık korkum yok. Mahkemeye gideceğim, her şeyle yüzleşeceğim, her ne olursa olsun. Sadece yeniden başlamak istiyorum. Bu pislikten bıktım usandım artık. Ben de yorgunum. Öyle yorgunum ki zor dayanıyorum. Hayatımın geri kalanına uzaktan bakıyorum. Ne için? Asla barış gerçekleşmeyecek. Onlar da bizim kadar tehlikeli ve paranoid. Neden onların farklı olduklarını düşündüm ki. Canları cehenneme! Bu kabustan çıkmak için bir yol bulacağım. Bunu isteyecekler ve parasını ödeyecekler. Frekanslar mı? Uydu. Piramit. Bunun için kaç para isteyeceksin? bin dolar. Bu çok tehlikeli. Oraya gitmene izin veremem. Alex! Alex! Hey! Adamlarına silahlarını benden uzak tutmalarını söyle! O silahı bana doğrultma! Hey, hadi ama! Ben Amerikalı bir turistim. Şimdi bana ne olduğunu söyleyin. Ben Amerikalıyım. Tamam. Sakin olun. Sakince Caddeden aşağı doğru yürüyordum, tamam mı? Ben Amerikan Konsolosluğu’ndanım. Şans eseri mi buradan geçiyordunuz? Evet. Ben kız arkadaşımdan ayrıldım. Kız arkadaşım müzeye girdi Burası bir müze değil. Bu işi bana bırak. Ben konuşurum. Sen sakin ol. Silahını kaburgalarımdan çek! Bunların başı sen misin? Burada dolar var. Hepsi sizin. Alın ve her şeyi unutalım. Bir Amerikalı tutuklandı. Bir görevli gönderir misiniz? Orada buluşuruz. Sakıncası yoksa,

Altında Bu Gün Kapalı Çarşı

altında bu günaltında bu gün 1altında bu gün 2
gizli mektupları. Ulusal güvenlikle hiç ilgisi olmayan gizli operasyonlar. Yabancı basının kandırılması, siyasal partilerin şaşırtılması, makro ekonomiler. Bunlar inanılmaz. Yalanın büyüklüğünü tahmin bile edemiyorum. Aldatmanın sınırını. Avustralyalılar bizim aldattığımız tek yabancılar değildi. Bir ev göstermeye gideceğim. Çıkarken kapıları kilitleyin. Ne düşünüyorum biliyor musun? Onların gerçekten canını yakmak istiyorsun, zarar vermek istiyorsun. Basına yansıt. “New York Times”. Hayır, hayır, hayır. Ben büyük bir bombadan söz ediyorum. Zaten basın biliyor! Şili’de olanlardan daha büyük bir haber yapamazsın. Ama halk hâlâ bunu bizim ayarladığımızı bilmiyor. Allende bir sosyalistti. Seçimle geldi. İnsanlar görmek istedikleri şeyi görüyorlar. Bu inanılmaz. Evet Senin derdin ne anlamıyorum ama bu delilik. Bu yanlış. Sana güvendiğim için bütün bunları anlatıyorum. Ama sen bunun yanlış olduğunu görmüyorsan sınırı geçmişsin demektir. Sen bir uyuşturucu satıcısısın. Nasıl bana doğru veya yanlıştan söz edebiliyorsun? Daha yüksek sesle söylesene. Sanırım komşular seni duymadı. Ortak olmak istedin. Ben de sana ortaklık teklif ediyorum. Buna da başka bir anlaşma gibi bakabilirsin. Ve hiçbir sorunun olmayacak, söz veriyorum. Acaba senin şimdiye kadar hiç görmek istediğin şeyi gördüğün oldu mu? Bunun için çok para lazım. Bu işe karışmak istemiyorum. Neye gülüyorsun? Seni vatansever. Gurur duymalısın. İçeri gel! Matt, bu Clay. Bu Daulton. Dale. Yukarıda bir odam var. Affedersiniz. Üzerinize alınmayın ama önce sizi kontrol etmeleri gerek, tamam mı? Olur. Sen dene. Sakıncası yok değil mi?! Değeri için. Parti yapmak için gelmedim. Üzerinize alınmayın. Tam olarak nereliydin? Orange County. Tam yeri neresi? Irvine. Fena değil. Fena değil. Neydi o? Bu ne? Bu ses ne, Ike? Bilmiyorum. Polis! Lanet olası aynasızlar! Ellerini görebileceğim şekilde kaldır! Kıpırdama! Sadece gizli bir mikrofon takıp onunla buluşacaksın. İçki içip, konuşmaları kaydedeceksin. Hepsi bu. Tüm istediğimiz bu. Müvekkilime nasıl bir koruma vereceksiniz? Müvekkiliniz bir şey isteyecek durumda değil. O pis ağzını bir daha açarsa, bu konuşma biter. Anladınız mı? Şimdi, müvekkilime nasıl bir koruma vereceksiniz? Kayıt sistemimizi taşımadığın andan itibaren sana silahlı güç desteği ulaştıramayız, tamam mı? Güvenliğini garanti etmeseydim, cihazı taktırmazdım. Bu konuyu avukatımla özel olarak konuşmak istiyorum. Tanrım! Bu adamlarla iş yaparsam beni öldürürler. Sadece bir satış ayarlarım, hepsi bu! Başka Bu sefer ay yarı açık bir çalışma kampından söz etmiyorlar. San Quentin’den söz ediyorlar. Anlıyorum. Ama ben ispiyoncu değilim, tamam mı? Bu prensiplerime aykırı ve ben ceza evine gitmeyeceğim. Sadece iki seçeneğin var. İki seçenek bunlar mı? Onlara ne söylemek istiyorsan söyle ama beni bu gece buradan çıkar. ULUSAL GÜVENLİK AJANSI KRİPTO SİSTEMİNDEN BİR BİLGİSAYAR KARTI EKTEDİR. İŞ YAPMAK İSTİYORSANIZ LÜTFEN BUNU TAŞIYANA DANIŞIN. Yani şimdi bunun ne olduğunu anlayacaklar öyle mi? Ben böyle Bunun ne olduğunu anlayacaklar. Hah? Bunun ne olduğunu anlayacaklardır. Bu kadar ileri gidersen sonucu görürsün. İşte bu kadar. Tamam. Bu ne kadar eder? Ne kadar ettiğini nereden bileyim? Ne alabiliyorsan al. Şansını dene. Ne? Öylece içeri mi gireceğim? Evet. Ne yapabilirler ki, seni vuracaklar mı? Vurabilirler. Bunu bilemezsin. Daha adresi bile bilmiyorsun. Hey, bir şey daha var. Bana bak. Ne yaparsan yap, adımı verme. Tamam mı? Bu senin kendini koruman için. Onlara adımı söylediğin andan itibaren sana ihtiyaçları kalmayacaktır. Geriye dönmek için henüz geç değil. Söylemen yeter. Bu çok ilginç. Konu ne? Ben kuryeyim. Kurye mi? Amerikan ajan uyduları. Bu konuda bilmek istediğiniz ne varsa size temin edebilirim. Sputniks. Evet? Belki de yanlış kişiyle konuşuyorum. Doğru kişi kim olacak? KGB. Burası konsolosluk. Burada KGB olmaz. Tamam öyle diyorsanız. Bir dakika, lütfen. Verdiğin kart uydularla ilgili, değil mi? Bu doğru. Ajan mısın sen? Evet, öyle. Bir kimliğin var mı? Teşekkür ederim. Bir şey değil. Deneme. Bir, iki, üç. Deneme. Sadece bir kül tablası arıyordum. Bu bir şamdan değil mi? Hayır. Bu bir kül tablası. Güzel bir büronuz varmış. Ben halılara bayılırım. Bir çeşit halı uzmanı sayılırım. Pakistan halısı, değil mi? Bilemeyeceğim. Meslektaşlarım kimlik kartınızın gerçekliğinden emin olamadılar. Sahi mi? İşte anlaşma. Bir not defteriniz var mı? Güzel. Los Angeles’da hükümet için çalışan bir arkadaşım var. CIA’i de pek sevdiği söylenemez. Anlaşma şu: O gerekli bilgileri bana verecek, ben de size. Ama sizi uyarmak zorundayım, bu bilginin yüksek ticari kalitesi var. Yüksek öncelikli bilgiler yani. En yüksek ödemeyi bekleyeceğim. Hepsi bu. Kısa ve öz. Arkadaşının adı ne? Bağlantım adının bilinmemesini tercih ediyor. Doğal olarak. Ya sen, sen ne yapıyorsun? Ben çeşitli suçlardan yükümlüyüm ve yasalardan kaçıyorum. Kaçağım. Ve şu anda Meksika’da oturuyorum. FBI, Laredo, Texas sınırında bir görevliyi öldürdüğümü söylüyor. Ödeme beklediğini söylemiştin. Evet. En yüksek miktarda. Ama “Ben” dedin. “Biz” değil. “Biz” ödeme bekliyoruz. Alo. Burası santral. Bay Philippe’yle görüşme talebi var. Benim. Konuşabilirsiniz. Teşekkürler, senyora. İyi günler, Senyor Philippe. Senyor Gómez, Senyora Gómez nasıl? Çok iyi. Bil bakalım ne oldu? Haklıymışsın. Amcam merhaba dedi. Alo? Alo, Senyor Philippe? Alo? Ben hâlâ buradayım. Her şey çok iyi gitti! Malzeme için ölüyorlar. Doğruca içeri girdim “Yeni evin için.” “Yarın görüşürüz Gene.” Alo? Merhaba, anne. Chris! Nasılsın? Çok iyiyim. Dairen nasıl? Yerleşebildin mi? Evet, yerleştim sayılır. Nasılsın? İyi, iyiyim. Babam nasıl? Harika. Dur onu da çağırayım Hayır, hayır. Rahatsız etme. Sadece aradığımı ve onu sonra arayacağımı söyle. Evet, her şey yolunda. Hah? Gitsem iyi olacak. Baban boynunu kıracak. Seni seviyorum. Ben de seni seviyorum. Ben seni ararım. San Francisco’daki lokantayı biliyor musun? Hayır, ama Los Angeles’daki lokantayı biliyorum. Artık bana Pedro demeye başlasan iyi olacak. Tamam. Senin adın da Luis. Luis. Çok iyi. Gazetemde ilginç bir yazı var, Luis. Ya senin gazetende? Birkaç tane. Çok güzel. Onları okumak isterim, şimdi. Birinci sınıf. Görüştüğümüze çok sevindim. Tatilin keyfini çıkar. Sen de, Pedro. dakika içinde gelmezsem bir sorun var demektir. Ve bir sonraki ay deneriz. Şimdi, Luis, şunu vurgulamak zorundayım. Bir daha asla konsolosluğa gelme. Kimlerin izlediğini iyi biliyorsun. İlkinde gelmek zorundaydın. Bunu anlıyorum. Bundan sonra bu olmaz. Oswald’ı tanıyor musun? Lee Harvey Oswald’ı mı? Konsolosluğu ziyarete gelmişti. CIA içeri yürürken onun fotoğrafını çekmiş. Herkesin fotoğrafını çekiyorlar. Bana söz ver. Tüm kalbimle. Güzel. Sanırım anladın. Bana bir şey vereceğin zaman ayın ilk pazartesi günü Juárez ve Peralta kavşağındaki direğin bir metre yukarısına bir çarpı işareti koy. Her ayın ilk pazartesi günü. Biz sana ulaşırız. Salı. Pazartesi mi dedim? Salı demek istedim. Şimdi, bir şeyler öğrenme sırası geldi. Para, Pedro. O hiç sorun değil. Paran burada. Güvenli bir yerde. Unutmadım. Pekala hangi frekansta ve hangi band üzerinden mesajlar yayınlanıyor? Bilmiyorum. Uyduların yörünge parametreleri nedir? Bilmiyorum. Devam et, bak ve gör. Pekala, Luis, frekanslar lütfen.