Elektrik Faturalarında Kayıp Kaçak Sorunu Çözüldü

elektrik faturasıelektrik faturası1elektrik faturası2
Haydi gidelim. Kardesine bakar ol lutfen. Kim bir arabanin ustune bisiklet atar ki ? Ri, haydi Bu tunel ne kadar buyuk ? Kimse var mi ? Geliyorum. Haydi acele et. Baba, bu da ne .? Bilemiyorum. Bombos. Sadece ivir zivir dolu. Merhaba ?! Baba bu cok siradisi. Riley! Haydi ama Dad, Corey . Haydi geri donelim. Riley, haydi. Bekle. Baba. Ri! Sessiz ol. Yanima gel. Gel. Ciddiyim Riley. Benimle kal. Riley, haydi ama. Bir saniye. Bu bir polis arabasi. Serifin arabasi. Sanirim geri donmeliyiz. Evet, geri donelim. Merhaba?! Bu da ne boyle. Cabuk Riley, kos! Kac! Haydi, haydi haydi . Arabanin arkasinda bir sey var. Cabuk, Riley, kac! Bir yaratik! Tanrim, tuzaga dustuk. Aman Tanrim, bu da neydi ? Haydi gidelim! Corey, dinle beni . Riley’i alip buradan kacmani istiyorum Anneni ve kiz kardesini bulup buradan uzaklasin. Hazir misin ? Haydi! Baba, ne yapiyorsun ? Ne yap i yor sun Ri! Riley, bekle! Gordum! Tanrim, kacalim! Gorebiliyor musun ? O da neydi oyle ? Neden? Kac! Kac! COREY, Kos! COREY, Cabuk! Cabuk ol, geliyor. Kac Cabuk Geliyor. Daha hizli Corey! Kos! Kos! Kos! Kos! Arabaya bin. Ne oldu ?! Cabuk. Arabaya binin! Babam nerede ?! Unut O’nu. O gitti. Ne demek o gitti ? Ne yapiyorsun Corey? Baban nerede? O insan degildi. Corey.Dur. O Peter mi ? Peter ?! Neler oluyor ? Pesimizden geliyor.! Kapa ceneni.!O deli degil.! O delirdi! Buna inanamiyorum. Jillian ! Kes sunu! Beni duymadin mi ?! O gitti! Buradan uzaklasmamiz gerekiyor. Hala cekmiyor. Lanet olsun, Peter! Dur bir dakika, geri don! Anne! Anne lutfen! Baban olmadan ayrilamayiz. O gitti dedim. Buradan gitmemiz lazim! Onlar insan degildi. Neydi O ? Sinyal aliyorum . Bizi orada yakalamaya calistilar. Haydi! Haydi! Evet! Alo ? Ormanda kaybolduk, ailem tehlike altinda ve acilen yardima ihtiyacimiz var. Alo ? Alo ? Hayir nerede oldugumuzu bilmiyorum. Bu telefonu takip edemez misiniz ? Bunu yapabilmenizin bir yolu var mi ? Alo ? Aman Tanrim ! Neler oluyor ? Neler oluyor!! Bu da ne ? Ne oldu ? Ne oldu simdi ? Bitti mi ? Corey ? Neydi bu boyle ? Kahretsin! Calismiyor mu ? Arabadan inin. Jillian arabadan in. Riley, haydi gidelim! Ne yapiyorsun ? Yuruyerek devam etmemiz lazim. Ne ? Burada boyle oturup yardim bekleyemeyiz. Telefonumun cektigi bir yere gitmeliyiz. Bilemiyorum. Yurumeye devam etmeliyiz. Haydi Riley. Haydi yuruyelim. Anne, acele et. Birbirinize yakin durun. Posta kutusunu gectik mi ? Hayir, numaranin oralardayiz. Buradan otoyola kadar gidemeyiz. Tanrim, sanirim orada bir yol var Birileri orada yasiyor olabilir. Anne burada telefon hatti var. Burada birileri yasiyor olabilir. Haydi. Posta kutusunu bulun. Kardesini bekle. Riley, haydi! . Numara. Hicbirsey goremiyorum. Orada olduklarina eminim. Haydi Riley, Hersey yoluna girecek. Kosmaya devam et. Adimlarina dikkat et tatlim. Tamam Kardesin nerede ? Burada. Ben iyiyim. Dikkatli olun! Asagida bir kulube var. Bulduk, haydi. Mulkume izinsiz girdiniz. Beyefendi, lutfen Anlamiyorsunuz, kahretsin! Burasi ozel bir mulk. Lutfen yardima ihtiyacimiz var. Geldiginiz yere geri donseniz iyi edersiniz. Anlamiyorsunuz, lutfen. Bu acil bir durum. Zor durumdayiz. Telefonunuzu kullanmamiz lazim. Ne ? Riley ? Bu da ne boyle ? Riley, gel buraya! Arkama gecin. Vurun O’nu. Riley? Haydi haydi Hangel! Hangel, gel buraya! Girin. Vurdun mu ? Iceri girsen iyi olur evlat. Iceri gir. Vurabildin mi ? Bilmiyorum. Yaralamis olabilirim. Evlat, kap su silahi. On tarafa bakar ol. Telefonun nerede ? Cebimde. Ev telefonun yok mu ? Ev telefonum yok. Sizlerdeki gibi cep telefonum var. Telefon hatti gorduk. Sizlerdeki gibi cep telefonum var. Ama burada cekmiyor. Hangel! Silah ise yaramiyor. Onlari durdurmuyor. Sakin ol tamam mi? Hepimiz iyi olacagiz. Evlat o tufegi kullanmayi biliyor musun ? Evet yada Hayir diyeceksin. Ver sunu bana. Tamam hallettim. Evlat o kamerayi suratimdan uzak tutsan iyi edersin. Beyefendi anlamiyorsunuz. Polise ulasmamiz lazim. Ne diyecegimi bilemiyorum hanimefendi. Bulabildiginiz tek yardim bu. Bu civarda kimseyi bulamazsiniz. Acil durumlarda aradiginiz kimse yok mu ? Acil durumlara ben ve kardesim bakariz. Sana bir sey soyleyeyim. Yardim cagirabilsem bile, yinede kimse gelmez. Buraya sizin gibi insanlardan ve onlarin aptal sorularindan .uzak durmak icin tasindim. Benim de bir sorum var. O sey de neyin nesi ? Bilmiyor musunuz ? Benim bahceme kadar getirdiniz. Riley, O’na kamerada goster. Hayir Riley! Riley, ver sunu . Hayir merak etme. Hayir, merak etme. Ver kamerayi. Sorun yok. Baban disarida bir yerlerde mi? Ben hayatimin cogunu burada gecirdim. Buna benzer hicbirsey gormedim. Bu gordugum sey bana hic mantikli gelmiyor. Gece geri gelebilir. Size elimden geldigince yardim edecegim. Hava karariyor. Evi kapatalim. Parlak isiklari oldugunu biliyorum. Ananem bana onlardan bahsetmisti. kadar Cherokee yerlisi Brown Daginda kayboldu demisti. Sanki gok yarildi icine girdiler. Buna inanabiliyor musun ? Butun hikayeler ayni. Once isik goruluyor. Sonra insanlar kayboluyor. Bana su gerizekali cocugunuzun gosterdigi video daki gibi. O sadece otistik, gerizekali degil. Sizin ” otistik cocugunuzun” bana gosterdigi video da.tunel de bir polis arabasi vardi. Yani ? Bu iyiye isaret. Kaybolan bir polis oldugunda bolgedeki diger butun polisler onu ararlar. Evet. Belki de her an burada olabilirler. Umarim. Burada evin etrafinda bir alan belirledik. Eger o seyler arkadan gelmeye kalkarlarsa .bunu anlariz. Belkide disarida olmamiz bu koylunun yaninda olmaktan daha iyidir. Jillian, sessiz ol. Seni duyabilir. Evet! Fakat O deli ve . ona guvenmiyorum. Bu adami tanimiyorum ve neler yapabilecegini bilmiyorum. Ama bildigim tek sey sakin olmali.ve beraber calismaliyiz. Bizi takip eden seylerden koruyor. Ama burada boylece oturamayiz Ayrilmayi su an risk edemeyiz. Sadece sakin olmaya calis. Kardeisinin bir kamyoneti var. Buraya gelecek ve biz de polise gidebilecegiz. Kardesin ne zaman gelir ? Yakin bir zamanda mi ? Butun gun disaridaydi. Kasabaya gitti. Hey . Burada sacma sapan seyler olabilir . Ama en azindan ormanda acikta degiliz. Bu radyoyu ne icin tutuyorsun ? Babamdan kalma bir antika. Calismasi gerektigi gibi calismiyor. Genelde CB hattini kullaniriz. Scott’un aracinda CB bandi var. Neden baska kimseyi aramaya calismiyorsunuz. Baska kimse olmadigindan olabilir. Bu seyi yardim cagirmak icin kullanabilir miyiz ? Istersen deneyebilirsin. Eger yalan soyledigimi dusunuyorsan Adami sinirlendiriyorsunuz. Yani o kamerayla butun gece kayit mi yapacaksin. Kameranin ona yardimi oluyor. Anliyorum. Benimde annesinin bacaklarini birakmayan gerizekali bir kuzenim vardi. Birsey diyemem tabii . bu onlarin bilecegi is. O gerizekali degil. Ben otistigim. Pekala. O garip seyler yaklastiginda, kamerada farkli degisiklikler oluyor mu ? Evet. Evet . Eger tekrar olursa beni uyar. Seni kendim disari cikartirim. Ne yapiyorsun ? Bu salak radyonun nasil calistigina bakiyorum. Sean onun calismadigini soyledi. Ya tabii, Sean daha cumle kurmayi zor beceriyor. Bu seyi kullanamamasina sasmamali. Onun silahlari var. Silahlar ve bir banjo. Disarida birseyler var. Hazir olun! Anne . Anne bu da ne ?! Kahretsin! Bu Hangel. Bekle . Hangel gel oglum. Evet, Tanrim. Tesekkurler Tanrim! Babacik nerede? Aman Tanrim. Uzaylilardan kacmadin demek. Kacip gitmedin. Hanimis benim guzel oglum. Yorgun gozukuyorsun. Ona icecek birseyler verin. Su falan verin. Su ister misin ? Gel buraya oglum. Scott’da zamaninda gelirse . kisilik bir ordumuz olmus olacak. Kahretsin! Eminim disarida bir yerlerdedir. Daha once buna benzer seyler gordun mu ? Disaridaki herkes, buralarda garip seylerin oldugunu biliyor. Bazi garip hikayeler duydum ama buna benzer hicbirsey daha once gormedim. Ne tur hikayeler duydun ? Oradaki yolun sonunda ki.tuneli gordunuz mu ? Tepenin altinda yaninda kanallar falan var. Evet gorduk. yil kadar onceydi Ben ve Scott, gec saatlerde eve geliyorduk ormanin icinde kocaman bir hayvan gorduk. Ici acilmisti ve resmen ici disina cikmisti. Pek hos bir goruntu degildi. Tanrim. Evet Ve butun hafta boyunca kasabadaki insanlar dagdaki parlak isiklardan bahsettiler. Dun gece bizde bu isiklari gorduk. O isiklari kaydettim. Evet. Isiklar gorundugunde . garip olaylar olmaya basliyor. Bu neden oluyor ? Bilmiyorum hanimefendi.

E-ticarette Büyük Adım Atıldı

eticareteticaret1
Ne yapıyorsun? Yemek pişirmek için kitapları kullanıyorum. Hepsi bu. Kitaplarınızı yakmanız gerekiyorsa en azından keyfini çıkarmalısınız. Özel durumlar için özel kitaplar. Ayrıca İncil’deki Göç hikâyesine hiç mana verememişimdir. MİLLİ KÜTÜPHANE Ne yapacağım biliyor musunuz? Bir gün burada, Saraybosna’da bir konser vereceğim. Sahi mi? Bu çok mu iyi bir fikir? Sanat adına ölüme meydan okuyacağım. Evet ama ya seyirciler? Beni dinlerken mutlu ölecekler. Ama daha vakti var. Çünkü, biliyorsunuz Saraybosna dünyanın en kötü . yeri. Bir numara oluncaya kadar bekleyeceğim. Bir numara neresi? Los Angeles tabii ki. Tamam. Çocuklar ne olacak? Yukarı mı çıksınlar? Bu akşam yetimhane hakkında yeni bir haber yapmak için geldiğimizde bir havan topunun isabet ettiği bitişikteki ev alevler içindeydi. Yetimhanenin de bir odası yıkılmıştı. Roadrunner nerede? Geliyor, merak etme. Roadrunner geliyor. Hadi gel. Gidiyoruz. Bosna hükümeti tahliyeye karşı. Sırpların şehri boşaltmak istediğini söylüyorlar. Tahliye, Sırplara yardım etmek olur. Tahliye, işbirliğidir. Böyle söylüyorlar. Bence soruna bir çözüm bulmak zaman alacak. Dolayısıyla sabırlı olmalıyız. Bu soğuk. Benimkini al. Seninkini istemiyorum. Taze kahve istiyorum. Bu sıcak mı? Onu istemem. Taze kahve istiyorum. Sıcak mı? Al. Kalemin yoktur, değil mi? Al. Bana kitabını ver. Şunlara bak, akbaba gibiler. Bize bak, akbaba gibiyiz. Çalışan akbabalar. Müthiş. Harika. Bu benimki. Bay Henderson da içeride. Mutlu musun? Teşekkür ederim. Teşekkür ederim. Tamam. Hoşça kal. Bir saniye. Sağ ol. Ne gariptir ki, dünyanın en tehlikeli şehrinin en tehlikeli köşesinde sıkışıp kalmış çocuklar varken o uçak bomboş bir hâlde kalkacak. Çocukları oradan uzaklaştırmak çok basit bir iş olabilecekken bürokrasi içinde birileri buna karşı çıkıyor. Neşelen Michael. Salıya Londra’ya dönüyorsun. Koy onu yerine. O benim uğurlu şapkam. Şu anda mucizeler yaratıyor. yıldır o şapkayla kurşun yemedim. Takas edelim mi? Uğurlu külotuma karşılık bu şapka. Olmaz! Çok hoş. Senin donunu giyerek savaşı kameraya alamam. Başına takarsın! Külot kurşun yemeni engelliyor mu? Hayır, sadece giydiğim zaman şanslı oluyorum. Flynn. Geç kalktın. Nerelerdeydin? Deniz kıyısına gittin sandım. Bir hanımı bir yere bıraktım. Selam Henderson. Annie. Aldın mı? Evet. Neyi? Çok mu kötüydü? Evet. Korkunçtu. Neredeydin? Omarska ve Trinopolie’de. Tam bir cümbüştü. Bosnalı Sırp lider Radovan Karaziç ITN’in kamplara girmesine izin verdi. Burada esir bulunuyor. Görüşmemize izin verilenler bunlardı. Evet, şey Biraz bekler misin? Michael. Kusura bakma. Bunu kaçırmak istemedim. Yok, yok. Sen doğru olanı yaptın. Gerçekten. Aferin. Annie, bu harika bir haber. Tebrikler. Teşekkür ederim. Henderson. Benzinin var mı? Var. Beni kente bir yere götürebilir misin? Şimdi mi? Evet. Tabii. Adamım benim. Yardım edebilir miyim? İsmet Viliç siz misiniz? Oğlunuzla görüştüm. Oğlum. Onu tanıyamıyorum. Nerede şimdi? Boşnakça biliyor musun? Bunu İngilizce anlatmaya çalıştığımda kulağa inandırıcı gelmiyor. Hakkını verecek bir dil varsa o da Boşnakça’dır dedim. İşe yarıyor mu? Öğreniyorum. Ufak tefek şeyleri. Avokado var mı? Tuvalete gitmek zorundayım. Bu iyi konyak. Ufak tefek şeyler, bilirsin Teşekkür ederim. İşte pasta. Teşekkür ederim. Küçük bir dilim al. Şerefe. Oğlunuza. Teşekkür ederim. Oğullarına. Evet. Oğlunuza. Tarih göstermiştir ki, insanların kitle hâlinde yok edilmesine seyirci kalamazsınız. Masum insanların sistematik ya da kitle hâlinde öldürüldüklerine dair herhangi bir kanıt göremiyoruz. , yıl önce dünya liderleri “Neler olduğunu bilmiyorduk, yanlış yorumlandı” diyorlardı. Artık bunların olduğunu biliyoruz. Batı’nın gelip bu sorunu çözeceği hayaline kapılmayın. İster misin? Şunlardan birer tane içelim mi? Sakın başlama Flynn. Başladın mı duramazsın. Madem sigara ve içki içmiyorsun, ne yapıyorsun peki? Hayatta kalıyorum. Al Ne oldu? Bunu da al. Biliyor musun, buradan çekip eve gidebilirim. Ne diyorsun? Harika. Cumhuriyetçilerin kurultayını haber yapabilirdim. Ya da Amerikan Futbolu şampiyonluk maçını. Saçmalık! Amerikalılar spor yaparken Spor yaparken neden böyle takviyeli kıyafetler giyiyorlar? Bütün sporlarınızda giyinmek, oynamaktan fazla vakit alıyor. Tabii biz kriketçiler gibi iki dirhem bir çekirdek giyinmiyoruz. Ya basketbol? Bir atletle oynanıyor. Basketbol da spor mu? Maskaralık o. Yavaş ol. Kutsal bir konuya parmak basıyorsun. En uzun oyuncuyu yetiştiren takım kazanıyor. Hem o da beysbol gibi kız oyunu. Biliyor musun, İngiltere’den sadece iki iyi şey çıkmış. Biri Amerika, diğeri de The Beatles. Beatles, İngiliz değil. Onlar Liverpool’lu. Kız sporları için bile takviyeli kıyafetler giyiyorsunuz. Biliyor musun Henderson O yetimler senin sorumluluğunda değil. Sen buradasın, muhabirsin. Haber vermek için buradasın. Hadi oradan aşağılık şey! Kendine iş bul! Zeljko, şunlarla ilgilenir misin? Gidiyor musunuz Bay Henderson? Evet. Al bakalım. Ben kullanmıyorum. Çok teşekkür ederim. Tamam. Merhaba. Merhaba. İyi geceler. Evet, çok iyi. Bu Nina. Merhaba. Dünyanın en kötü . yerine hoş geldin. Nina yardım görevlisi. Bu su mu? Alabilir miyim? Lütfen, buyurun. Evet, çocuklara yardım ediyorum. Çocukları yaşatma hattı. Bir otobüsümüz var. Buraya yiyecek getirdik. Çocukları alıp götüreceğiz. Hikâyemizi sizin kanala sunmaya çalışıyorum. Hangi çocukları götüreceksiniz? Oğlanları ve kızları. Yurtdışından destek alanları ya da yurtdışında akrabası olanları. Ve bebekleri. Bebekleri götüreceğim. Onlara ev bulmak kolay. Size bebek bulabilirim. Cephede bir yetimhane var. Bebek lazım mı? Buradan gideceğini sanıyordum. Gidebilirsin. Bizimle gelebilirsin. Destansı bir öykü. Göç öyküsü. Bunlardan birine yardım edebilir misiniz? Bunu deneyeceğiz. Çocuklar. Emira, bak ne kadar komik. Bebek için. Senin kardeşin mi? Senin kardeşin mi? Değil. Adı ne? Roadrunner. Bay Henderson cumartesi gidecek konvoyla birkaç bebek götürebilir. Kendisinin de gideceğini sanıyormuş. Bana söz vermiştin diyor. Hayır. Orijinal doğum belgesi olmasa da olur. İşte buradalar. Gidecek bir yeri olsa, onu da alır mıydın? Nina? Efendim? Emira. Yaşı büyük. Gitmek istiyor. Gidecek bir yeri var mı? Yok. Hayır, onu alamam. Büyük çocukların akraba yanına gittiklerini kanıtlamaları gerekiyor. Bu bir tahliye değil, yaptığımız anlaşma böyleydi. Ya benim yanıma geliyorsa? Ne demek istiyorsun? Londra’ya benim yanıma gelse O kadar basit değil. Bayan Saviç? Onun adına konuşamam. Kendisine sormanız gerekiyor. Ne dedi? Evet mi dedi? Evet. Evet dedi. Kalmak isteyebileceğini düşünüyordum. Hep benimleydi. Ama sorun değil, kalmak istemediğine memnunum. Sadece kısa bir süre için. Savaş bitene kadar. Evet. Umarım kısa bir süre içindir. Selam televizyoncu. Sigaran var mı? Ne oldu? Gidiyor musun? Güle güle. Bunun tamamen yasadışı olduğunu biliyorsun, değil mi? Evet. Peki neden yapıyorsun? Bilmiyorum. Evli misin? Evet. Çocuk? Var. Peki. Yaptığın şeyi kimsenin bilmesini istemiyorum. Ne haber ekibin, ne yapımcın, kimse bilmeyecek. Otobüste onun yanında oturmanı istemiyorum. Emira’ya diğer çocuklardan farklı davranmayacaksın. Tamam. Müteşekkirim. Yetimhanedeki çocuklar için güzel haberler var. Bebeklerin beşi çocukları İtalya’ya götüren konvoyda yer buldu. Çarpışmalar bitene dek orada kalabilecekler. Daha büyük yüzden fazla çocuk geride kalacak. Onlar o kadar şanslı değil. Her günkü hayatta kalma mücadeleleri bitecek gibi görünmüyor. Bebekler henüz tehlikeden uzaklaşmadı. Mayınlar, havan topları ve barikatlar, İtalya’da emniyete kavuşmak için atlatmaları gereken tehlikelerden sadece birkaçı. Daha geçen hafta, kentten çıkmaya çalışan bir otobüse ateş açıldı. İki bebek öldürüldü. Çocukların emniyeti konusunda endişeleniyor musun? Evet. Ama Saraybosna içinde bir saatlik ateşkes olacak. Tüm tarafların yetkililerinden İtalya’ya götürülmeleri için izin alındı. Hem diğer seçenek ne? Onları burada bırakmak mı? Bugün ayrılan çocukların anneleri kalmanın gitmekten daha tehlikeli olduğunu düşünüyor. Emira. Buradasın demek! Bebek iyi mi? Bezini değiştirdin mi? Bu senin, bu da Roadrunner’ın. Amerikan halkı adına hava desteği gelmediği için özür dilemek isterim. Durum tersi olsa, yani Müslümanlar Hıristiyanları katlediyor olsa çoktan bir şeyler yapmış olurduk. Merak etme. Kimse beni öldürmeyecek.

Altın Sektörünü Canlandıracak Gelişme

Kuyumculuk sektöründe kredi öyle değil mi? Hele ben kazanıyor olurken, asla! Asla, kazanamıyacaksın. Halâ daha anlayamadın mı? Bu filmin baş rolünde ben varım, Martin. Sen ise, “kötü adam”sın. Esas oğlan, daima kızı alır. Esas oğlan hep kazanır. Kla senaryo böyle işler. Gerçek olan da, budur. Stuart, gel haydi! Lütfen, beni dinle. Sana yalvarıyorum, ne olur, ona zarar verme. Nasıl bir bağlılık bu Çok güzel bir cümle, Martin. Şu an, projeksiyon odasına doğru gidiyorum. İşte, şimdi de, üçüncü bölüme gelmiş bulunuyoruz. O kadar heyecanlıyım ki Ne yapıyorsun, sen? Sana, son bir şans daha tanıyorum. Ateş edildi, tekrar ediyorum, ateş edildi. Artık, bundan sonra, oyun oynamak yok, Martin. artına taksitli satışlar başlıyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) Resmi Gazete’de bugün yayımlanan yönetmelik değişikliğinde, kuyumculukta kredi kartıyla satışlara “dört taksit” izni verildi.

Yönetmeliğe, “Kuyumla ilgili harcamalarda bu süre dört ayı geçemez” maddesi eklendi ve bu sınırla Oops. Silahlı polis! Silahını yere bırak, derhal! Şüpheli silahlı ve çatıya doğru koşuyor. Kot pantolon ve mavi gömlekli. Bütün birimler harekete geçsin, tekrarlıyorum, bütün birimler. Dur bakalım! Seni öldürmemem için, geçerli bir neden söyle bana. Martin, ne olur. Allie, neden bana inanmıyorsun? Silahını yere at! Lütfen, ateş etme, lütfen! Tüm bunları planlayan o, niye onu yakalamıyorsunuz? Ben sadece, arkadaşımı korumaya çalışıyorum. Sakın, ateş etmeyin! Bakın, şimdi bu işi çözüme kavuşturabiliriz. Kimse, kimseye ateş etmeyecek, tamam mı? Lütfen, onun, bu suçtan kurtulmasına izin vermeyin. Sadece, silahını indir, evlat. Onun kazanmasına izin veremem. Kimse ateş etmesin, demiştim! İşte, gördün mü? Neyse, her şey bitti artık. Polisi arayan sizdiniz, değil mi? Hayır, Allie aradı. Peki, o sırada, siz neredeydiniz? madan “kurumsal kredi kartları” muaf tutuldu.

Yönetmelikte, “Mal veya hizmet alımı sonrası belli bir ücret karşılığı borcun taksitlendirilmesi veya ödemenin ertelendiği dönemler de dâhil olmak üzere,Monitörlerin başındaydım, çocuğun neler yaptığını izlemeye çalışıyordum. Elektrikler tam o sırada mı kesildi? Bu kadar soruya ne gerek var? Gördünüz, neredeyse, bizi öldürecekti. Gerçekleri ortaya çıkarmam lâzım. Martin Watts. Onu, daha önceden, tanıyor muydunuz? Hayır, şahsen tanımıyordum. kredi kartları ile gerçekleştirilecek mal ve hizmet alımları ile nakit çekimlerinde taksitlendirme süresi dokuz ayı geçemez” maddesi aynen korundu.

Yine değişiklik öncesi var olan, “Kredi kartlarıyla gerçekleştirilecek telekomünikasyonla ilgili harcamalarda ve yemek, gıda, akaryakıt ile Ama, sanırım onu sinema binasının çevresinde bir kaç kez görmüştüm. Peki, onu bu gece ilk kez ne zaman gördünüz? Düşüneyim biraz, ona patlamış mısır servisi yaptım. Sonra da, o adama ne yaptığını gördüm. Ona ateş etti ve öldürdü. Sanırım burayı soymaya çalışıyordu, ben de, saklanmak zorunda kaldım. Müdürünüz, bay Russell. Dostunuz muydu? Evet, o benim amirimdi. Arka taraftaki büro odasından neden ayrıldınız, bay Lloyd? Kıza tecavüz etmeye çalıştığını gördüm. Cesurca davrandığınız için,hediye kart, hediye çeki ve benzeri şekillerde herhangi somut bir mal veya hizmeti içermeyen ürünlerin alımlarında taksit uygulanamaz” maddesi de değiştirilmedi.

BDDK, konuyla ilgili değişiklik kız çok şanslı olmalı. Sen bir kahramansın, Stuart. Kızın hayatını kurtarmış oldun. Oh, sadece, son bir şey daha. Martin, neden kızı korumak zorunda olduğunu düşünüyordu? Anlamadım? Senden korumak istiyordu. “Onun, bu suçtan kurtulmasına izin vermeyin,” diyordu. Ne demek istediğini izah edebilir misiniz? Hiç bir fikrim yok. Göster, bakalım. Sıralıyor. Patlamış mısır? Pek sanmıyorum. Burada dur. İşte, tekrar oynat. Bu herif, hasta. Geri sar. Buradan, tekrar oynat. Ne diyor? Burada sadece görüntü var, patron, ses yok. Kiminle konuşuyor, peki? Bir işbirlikçisi mi var, yani? Olabilir. Merhaba. Oh, çok özür dilerim, seni taslağını Ağustos ayının sonunda internet sitesinde yayımlamıştı.